MARKALAR KANUNU TASARISI TASLAĞI – 2
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hukuki İşlemler, Değişiklikler ve Düzeltmeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Marka Tescilinden Doğan Haklarla İlgili Hukuki İşlemler
Marka hakkının hukuki işlemlere konu olması
MADDE 40- (1) Tescilli bir marka, devredilebilir, diğer şekillerde mülkiyet
değişikliğine konu olabilir, miras yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu
olabilir, rehin ve haciz edilebilir.
(2) Tescilli bir marka ile ilgili olarak yapılacak sağlararası işlemler yazılı şekle tabi
olup ücretinin ödenmesi ve Yönetmelikte belirtilen hususların yerine getirilmesi koşuluyla
Sicile kaydedilir ve Gazetede yayımlanır.
(3) Markaya ilişkin mülkiyet değişikliği sonucunu doğuran hukuki işlemler, Sicile
kaydedilmediği sürece, Enstitü tarafından hak sahibine yapılacak bildirimlerde mevcut Sicil
kaydı dikkate alınır.
13 Devir
MADDE 41- (1) Marka, teşebbüsten bağımsız olarak tescil edildiği mal veya
hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.
(2) Bir teşebbüsün aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa,
teşebbüse ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm teşebbüsün devrine ilişkin taahhüt
hakkında da uygulanır.
(3) İkinci fıkra hükmü ile markanın bir ticaret şirketine sermaye olarak konması veya
marka hakkının bir mahkeme kararı veya cebri icra marifetiyle yapılan satış sonucu intikal
etmesi halleri hariç, devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve taraflarca imzalanması
zorunludur.
(4) Devir belgelerinden, markanın devri nedeniyle, tescil edildiği mal veya hizmetlerin
niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı ile ilgili olarak halkın yanılgıya sevk edilme ihtimalinin
bulunduğu açıkça anlaşılıyor ise devir alan, markanın tescilini, halkı yanılgıya düşürmeyecek
mal veya hizmetlere ilişkin olarak sınırlandırmayı kabul etmediği takdirde Enstitü devri Sicile
kaydetmez.
(5) Devir, taraflardan birinin ilgili markanın tescil numarası ile yapılacak değişikliği
belirtir imzalı talebi, Yönetmelikte belirtilen belgelerin teslim edilmesi ve ücretinin ödenmesi
ile Sicile kaydedilir ve Gazetede yayımlanır.
(6) Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt edilemeyecek
derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri mallar veya
hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde, bu markaların da devredilmesi
şarttır.
(7) Devir Sicile kaydedilmediği sürece devralan, marka tescilinden doğan hakları
üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Ancak, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra marka
üzerinde hak iktisap eden üçüncü kişi, hakkı iktisap ettiği tarihte devir sözleşmesinin yapılmış
olduğunu biliyorsa, devir Sicile kaydedilmeden önce de bu kimselere karşı ileri sürülebilir.
(8) Devrin Sicile kaydı talebi ile ilgili olarak herhangi bir belgenin doğruluğundan
şüpheye düşülmesi halinde Enstitü delil sunulmasını isteyebilir.
Rehin
MADDE 42- (1) Tescilli bir marka, teşebbüsten bağımsız olarak, rehnedilebilir. Rehin
sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve taraflarca imzalanması zorunludur.
(2) Rehin, taraflardan birinin ilgili markanın tescil numarasını belirtir imzalı talebi,
Yönetmelikte belirtilen belgelerin teslim edilmesi ve ücretinin ödenmesi ile Sicile kaydedilir
ve Gazetede yayımlanır.
(3) Rehin Sicile kaydedilmediği sürece rehin alan, bu hakkını üçüncü kişilere karşı
ileri süremez. Ancak, rehin sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra marka üzerinde hak iktisap
eden üçüncü kişi, hakkı iktisap ettiği tarihte rehin sözleşmesinin yapılmış olduğunu biliyorsa,
rehin Sicile kaydedilmeden önce de bu kimselere karşı ileri sürülebilir.
(4) Rehin hakkı konusunda, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Haciz
MADDE 43- (1) Tescilli bir marka, teşebbüsten bağımsız olarak haczedilebilir.
(2) Haciz Sicile kaydedilir ve Gazetede yayımlanır.
(3) Haciz konusunda, 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ve
21/6/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili
hükümleri uygulanır.
14Lisans
MADDE 44- (1) Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya
hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için ulusal sınırların bütünü içinde veya bir kısmında
geçerli olacak şekilde lisans sözleşmesine konu olabilir. Lisans sözleşmesinin yazılı şekilde
yapılması ve taraflarca imzalanması zorunludur.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. Aksi
sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir ve lisans veren markayı kendi
kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere de aynı markaya ilişkin başka lisanslar verebilir. İnhisari
lisansda ise lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi
de markayı kullanamaz.
(3) Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını
üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetlerin
kalitesini garanti altına alacak önlemleri alır. Lisans alanın, lisans sözleşmesinin; lisans
süresini, marka örneğini, markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin kapsamını,
kullanımın söz konusu olacağı bölgeyi ve lisans alan tarafından üretilecek malların veya
sunulacak hizmetlerin kalitesini belirleyen hükümlerine uyması zorunludur. Aksi takdirde
marka sahibi, tescilli bir markadan doğan haklarını, lisans alana karşı ileri sürebilir.
(5) Lisans, taraflardan birinin ilgili markanın tescil numarasını belirtir imzalı talebi,
Yönetmelikte belirtilen belgelerin teslim edilmesi ve ücretinin ödenmesi ile Sicile kaydedilir
ve Gazetede yayımlanır.
(6) Lisans Sicile kaydedilmediği sürece lisans alan, bu hakkını üçüncü kişilere karşı
ileri süremez. Ancak, lisans sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra marka üzerinde hak iktisap
eden üçüncü kişi, hakkı iktisap ettiği tarihte lisans sözleşmesinin yapılmış olduğunu biliyorsa,
lisans Sicile kaydedilmeden önce de bu kimselere karşı ileri sürülebilir.
(7) Lisans sözleşmelerinde, bu Kanuna ve konuya ilişkin diğer kanunlara aykırı
hükümler bulunamaz. Lisans sözleşmelerine ilişkin ileride kabul edilecek yasal düzenlemeler,
önceden yapılmış lisans sözleşmeleri üzerinde de etkili olur ve sözleşmenin, bunlara aykırı
hükümleri geçersiz sayılır.
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markanın devri
MADDE 45- (1) Marka sahibinin izni olmadan, ticari vekili veya temsilcisi adına
marka tescilinin yapılması halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa,
marka sahibi, söz konusu tescilin kendine devredilmesini yetkili mahkemeden talep edebilir.
Hukuki işlemlerin başvurulara uygulanması
MADDE 46- (1) Bu Kanunun 40 ıncı, 41 inci, 42 nci, 43 üncü ve 44 üncü maddeleri
hükümleri marka tescil başvuruları hakkında da uygulanır ve başvuru yayımlanmış ise söz
konusu işlem de Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Değişiklikler ve Düzeltmeler
İsim, unvan, adres veya nev’i değişiklikleri
MADDE 47- (1) Marka sahibinin isim, unvan, adres veya nev’inin değiştiği hallerde
bu değişiklik, ilgili markanın tescil numarası ile yapılacak değişikliği belirtir talep,
Yönetmelikte belirtilen belgelerin teslim edilmesi ve ücretinin ödenmesi ile Sicile kaydedilir
ve Gazetede yayımlanır.
(2) Birinci fıkra hükmü marka başvurularına da uygulanır ve başvurunun
yayımlanmasından sonra gerçekleşen değişiklikler Bültende yayımlanır.
15(3) Değişikliğin aynı kişiye ait birden fazla başvuru veya tescil ile ilgili olduğu
hallerde, talep edilen değişikliğin her bir başvuru ve tescil için aynı olması koşuluyla tek bir
talep yapılması yeterlidir.
(4) Birinci fıkrada bahsedilen değişikliklerin, marka sahibinin yeni bir marka
başvurusu sırasında tespit edilmesi halinde Sicilde adına kayıtlı bulunan tescil ve başvuruların
tamamı üzerinde bu değişikliklerin yapılması gerekir.
(5) İsim, unvan, adres veya nev’i değişiklikleri Sicile kayıt edilmediği sürece Enstitü
tarafından hak sahibine yapılacak bildirimlerde mevcut Sicil kaydı dikkate alınır.
(6) Değişiklik talebinde yer alan herhangi bir beyanın doğruluğundan haklı nedenlerle
şüpheye düşülmesi halinde Enstitü delil sunulmasını isteyebilir.
Hataların düzeltilmesi
MADDE 48- (1) Başvuru sahibi veya vekili tarafından yapılan, Sicile, belgelere,
yazışmalara, Bültene veya Gazeteye yansımış olan, başvuru sahibinin ismine, unvanına ve
adresine ilişkin hatalar ile ifade veya kopyalama hatalarının ve aşikar hataların düzeltilmesine
ilişkin talep, marka örneğinin değişikliğe uğramaması ve mal ve/veya hizmet listesinin
genişlememesi koşuluyla, ilgili markanın başvuru veya tescil numarası, düzeltilecek hata ile
yapılacak düzeltmeyi içermesi ve ücretinin ödenmesi halinde yerine getirilir.
(2) Düzeltmenin aynı kişiye ait birden fazla başvuru veya tescil ile ilgili olduğu
hallerde, hatanın ve talep edilen düzeltmenin her bir başvuru ve tescil için aynı olması ve ilgili
tüm başvuru ve tescil numaralarının talepte beyan edilmesi koşuluyla tek bir talep yapılması
yeterlidir. Ancak düzeltme talep edilen her başvuru veya tescil için ayrı ayrı ücret ödenir.
(3) Birinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olmayan düzeltme taleplerinde ücret
iadesi yapılmaz.
(4) İddia edilen hatanın gerçekten var olup olmadığı konusunda haklı nedenlerle
şüpheye düşülmesi halinde Enstitü delil sunulmasını isteyebilir.
(5) Enstitü, birinci fıkrada belirtilen hususlar ile ilgili olarak kendi yaptığı hataları
re’sen veya talep üzerine ücret almadan düzeltir.
BEŞİNCİ KISIM
Markanın Hükümsüzlüğü ve Marka Hakkının Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Markanın Hükümsüzlüğü
Hükümsüzlük nedenleri
MADDE 49- (1) Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme
tarafından karar verilir;
a) Marka, bu Kanunun 7 nci maddesinin hükümleri ihlal edilmek suretiyle tescil
edilmiş ise,
b) Marka, bu Kanunun 8 inci maddesinin hükümleri ihlal edilmek suretiyle tescil
edilmiş ise,
c) Başvuru sahibi, marka tescil başvurusunu kötü niyetle yapmış ise,
ç) Marka sahibi, markanın tescil edildiği mallar veya hizmetlerle ilgili olarak
kullanımına, markanın tescil edildiğinin Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren beş yıl içinde
haklı bir neden olmadan başlamamış veya bu kullanıma kesintisiz beş yıl ara vermiş ise,
Beş yıllık sürenin dolması ile davanın açıldığı tarih arasında markanın tescil edildiği
mallar veya hizmetlerle ilgili olarak kullanımına başlanıldığı hallerde markanın
hükümsüzlüğü istenemez. Beş yıllık sürenin dolmasından sonra, ancak hükümsüzlük
16başvurusunun yapılmasından önceki üç ay içinde başlayan kullanma, marka sahibinin dava
açılacağını öğrenmesinden sonra gerçekleşmiş ise dikkate alınmaz.
d) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak
marka, tescil edildiği mallar veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş ise,
e) Marka sahibinin veya yetkili kıldığı kişinin kullanımı sonucunda marka, tescil
edildiği malların veya hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda
halkta yanlış anlama olasılığını doğuruyor ise,
f) 57 nci maddeye aykırı kullanım var ise,
g) Marka sahibi, bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen koşulları kaybetmiş ise.
(2) Hükümsüzlük nedenleri markanın tescil edildiği mallar veya hizmetlerin bir
bölümüne ilişkin bulunuyorsa, markanın yalnızca o mal veya hizmet ile ilgili olarak
hükümsüzlüğüne karar verilir.
(3) Bir marka, bu Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerine
aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetlere
ilişkin olarak tescilden sonra ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
Hükümsüzlük talebi ve zamanaşımı
MADDE 50- (1) Markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden, zarar gören kişiler,
Cumhuriyet Savcıları, Enstitü veya ilgili resmi makamlar isteyebilir.
(2) Markanın hükümsüzlüğü davası, Sicile marka sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı
açılır. Bu davalarda Enstitüye husumet yöneltilemez. Açılan dava, Sicile marka üzerinde hak
sahibi olarak kayıtlı kişilere ihbar olunur.
(3) Bu davalar, bu Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen nedenlerin öğrenilmesinden itibaren beş yıllık ve herhalükarda markanın
tescil edildiğinin Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine
tabidir. Bu davalar, bu Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (ç), (d), (e), (f) ve
(g) bentlerinde belirtilen hallerde herhangi bir süreye tabi değildir.
Hükümsüzlüğün etkisi
MADDE 51- (1) Bu Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu karar, markanın
koruma süresinin başladığı tarihten itibaren etkili olup marka hakkına bu Kanun ile sağlanan
koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Bu Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç), (d), (e), (f) ve (g) bentleri
uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde ise bu karar, hükümsüzlük
talebinin yapıldığı tarihten itibaren etkilidir. Ancak bu nedenlerin, daha önceki bir tarihte
doğmuş olduğunun bilinmesi halinde ve talep üzerine, hükümsüzlük kararının bu tarihten
itibaren etkili olacağına da karar verilebilir.
(3) Marka sahibinin ağır ihmalinden veya kasıtlı olarak hareket etmesinden zarar
görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi
aşağıdaki durumları etkilemez;
a) Hükümsüzlük kararından önce, markaya tecavüz nedeniyle açılan bir davada
verilen kesinleşmiş kararlar,
b) Hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak
sözleşme gereği ödenmiş bedeller koşullar elverdiğince hakkaniyet gereği kısmen ya da
tamamen geri istenebilir.
(4) Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm
doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra marka Sicilden terkin edilir ve
durum Gazetede yayımlanır.
17
İKİNCİ BÖLÜM
Marka Hakkının Sona Ermesi
Marka hakkının sona ermesi
MADDE 52- (1) Marka hakkı;
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi,
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi,
nedenlerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi hali bu
durumun gerçekleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Marka hakkından vazgeçme ve marka hakkının sınırlandırılması
MADDE 53- (1) Marka sahibi, ücretinin ödenmesi ve Yönetmelikte belirtilen esaslara
uyulması koşuluyla, marka hakkından vazgeçebileceği gibi, markanın üzerinde kullanılacağı
malların ve/veya hizmetlerin bir kısmından da vazgeçmek suretiyle marka hakkını
sınırlandırabilir.
(2) Marka sahibi, sicile kayıtlı hak sahiplerinin izni olmadıkça, marka hakkından
vazgeçemez veya marka hakkını sınırlandıramaz.
(3) Vazgeçme veya sınırlandırma, Sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur ve
Gazetede yayımlanır.
(4) Birinci fıkrada belirtilen taleplerin vekil aracılığıyla yapılabilmesi için,
vekaletnamenin bu konudaki yetkileri açıkça belirtmesi ve vekaletnamedeki müvekkil
imzasının, noter tarafından tasdik edilmesi zorunludur.
ALTINCI KISIM
Garanti Markaları ve Ortak Markalar
Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi
MADDE 54- (1) Bir garanti markasının veya ortak markanın tescili için başvuru ile
birlikte markanın kullanılma usul ve şeklini gösterir bir teknik şartnamenin verilmesi
zorunludur.
(2) Garanti Markası Teknik Şartnamesi, markanın garanti ettiği mal veya hizmetlerin
ortak özellikleri, markanın kullanılma usulleri, markanın kullanma hakkının verilmesinden
sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma
halinde uygulanacak müeyyideler hakkında hükümler içerir.
(3) Garanti markasının, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir
teşebbüsün mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.
(4) Ortak Marka Teknik Şartnamesinde, ortak markayı kullanmaya yetkili olan
teşebbüsler de belirtilir. Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçilmesi için
ortak marka sahipleri birlikte hareket ederler.
(5) Ortak markanın yenilenmesi için ortaklardan birinin başvurması yeterlidir. Ortak
markayı ayrı ayrı kullanmaya yetkili olan marka sahipleri tek başlarına dava açmaya da
yetkilidirler.
18Teknik şartnamenin değiştirilmesi
MADDE 55- (1) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Enstitü tarafından
onaylanmadıkça uygulanamaz.
(2) Bu Kanunun 54 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarına veya kamu
düzenine yahut genel ahlaka aykırı değişiklik talepleri, Enstitü tarafından reddedilir.
Kanuna aykırı teknik şartname
MADDE 56- (1) Teknik şartname, Bu Kanunun 54 üncü maddesinde belirtilen şartları
içermediği takdirde, teknik şartnamede gerekli değişikliklerin yapılması, Enstitü tarafından
marka sahibine bildirilir. Marka sahibi bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli
değişiklikleri yapmaz ve teknik şartnameyi düzeltmez ise, garanti markası veya ortak
markanın tescil talebi reddedilir. Alınan ücret Enstitüye gelir kaydedilir.
Teknik şartnameye aykırı kullanma
MADDE 57- (1) Garanti markasının veya ortak markanın devamlılık arz eder biçimde
teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için marka sahibi gerekli önlemleri
almaz ve zarar gören kişiler, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili resmi makamlardan birinin
başvurusu üzerine mahkemece tanınacak süre içinde söz konusu aykırı kullanım düzeltilmez
ise tanınan süre sonunda markanın mahkeme tarafından hükümsüzlüğüne karar verilir.
Devir ve lisans
MADDE 58- (1) Garanti markasının veya ortak markanın devri veya bir ortak
markada lisans verilmesi, Sicile kayıt halinde geçerlidir.
YEDİNCİ KISIM
Marka Hakkına Tecavüz ve Tecavüz Halinde Davalar
BİRİNCİ BÖLÜM
Marka Hakkına Tecavüz
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 59- (1) Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır;
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı bu Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen
biçimlerde kullanmak,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini
kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın
taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan
ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için
gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde
bulundurmak,
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu
hakları üçüncü kişilere devretmek.
İKİNCİ BÖLÜM
Hukuk Davaları
Marka sahibinin talepleri
MADDE 60- (1) Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden,
aşağıdaki taleplerde bulunabilir;
19a) Marka hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve/veya giderilmesi, tecavüzün
durdurulmasına dair mahkeme kararına uyulmasını sağlamak amacıyla karara uymamanın
karşılığı olarak tecavüz devam ettiği sürece tecavüz eden tarafından cezai mahiyette bir
ödeme yapılmasına karar verilmesi,
b) Kusur varsa maddi ve manevi zararın tazmini,
c) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren
ürünler ile bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araç, cihaz, makine gibi
vasıtalara el konulması,
ç) Uygun olduğu takdirde, (c) bendi uyarınca el konulan ürünler ile araç, cihaz ve
makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması,
d) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, bu
çerçevede masrafların tecavüz edene ait olmaması için çok özel nedenler mevcut olmadığı
takdirde masraflar tecavüz edene ait olmak üzere, özellikle (c) bendi uyarınca el konulan
ürünler ile araç, cihaz ve makineler üzerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına
tecavüzün önlenmesi için, kaçınılmaz ise imhası,
e) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları
tecavüz eden tarafından karşılanarak ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla
duyurulması.
2) Birinci fıkranın (ç) bendi uyarınca el konulan ürünler ile araç, cihaz ve makineler
üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması talebinin tazminat talebi ile birlikte yapılması
halinde bunların değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı
zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.
Tazminat
MADDE 61- (1) Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen
ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar
için gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutan veya ticari amaçla elde
bulunduran kişi, kusurlu ise neden olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olur.
(2) Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanan kişi, marka sahibinin markanın
varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi
halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, neden olduğu zararı
tazmin etmekle yükümlü olur.
Zararı kanıtlayan belgeler
MADDE 62- (1) Marka sahibi, markasının izni olmaksızın taklit edilerek kullanılması
sonucunda uğradığı zarar miktarının belirlenmesi için markanın kullanılması ile ilgili
belgelerin verilmesini, tazminat davasının açılabilmesi için gerekli şartların oluştuğu hallerde,
tazminat ödemekle yükümlü olan kişiden talep edebilir.
Yoksun kalınan kazanç
MADDE 63- (1) Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini değil,
ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak,
aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır;
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın
kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmakla elde ettiği net kazancına göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun
şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre.
20 (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle markanın ekonomik önemi ve
tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi gibi etkenler göz önünde
tutulur.
Yoksun kalınan kazancın artırımı
MADDE 64- (1) Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın
hesaplanmasında, bu Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b) veya (c)
bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında
markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatine vardığı takdirde,
kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.
(2) Markanın, ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul
edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun
anlaşılmış olması gerekir.
Markanın itibarı
MADDE 65- (1) Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun
olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu
gerekçeyle, ayrıca tazminat isteyebilir.
Dava açılamayacak kişiler
MADDE 66- (1) Marka sahibi, marka hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya
sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyacı ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı, bu
Kanunun bu bölümünde yer alan davaları açamaz.
Zamanaşımı
MADDE 67- Marka hakkına tecavüzden doğan özel hukuka ilişkin davalarda,
zamanaşımı süresi için 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesi
hükmü uygulanır.
Lisans sahibinin dava açması ve şartları
MADDE 68- (1) Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisans sahibi, üçüncü
bir kişi tarafından marka sahibinin marka hakkına tecavüz edilmesi halinde, marka sahibinin
bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. Aksi sözleşmede
kararlaştırılmamışsa, inhisari olmayan lisans sahibinin dava açma hakları yoktur.
(2) Birinci fıkra hükümlerine göre marka hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı
olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını
marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin
alındığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması halinde, lisans sahibi yaptığı
bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabilir ve açılan dava marka sahibine ihbar olunur.
(3) Lisans sahibi ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ise, ikinci fıkrada belirtilen sürenin
bitiminden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbir
kararı alınmasından sonra dava açılması hakkında 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanununun 109 uncu maddesi hükmü uygulanır.
(4) Üçüncü bir kişi tarafından marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, lisans
sahipleri, tecavüz nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesi amacıyla, marka sahibinin açacağı
davaya katılmaya yetkilidir.
21Marka hakkına tecavüzün mevcut olmadığı hakkında dava ve şartları
MADDE 69- (1) Menfaati olan herkes, marka tescil başvurusu veya marka sahibine
karşı dava açarak, fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep
edebilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin Türkiye’de
giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti sonucu üretilen ürünlerde veya sağlanan hizmetlerde
kullanacağı markanın, başkasına ait marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hakkında,
marka sahibinden görüşlerini bildirmesi noter aracılığı ile talep edilir.
(3) Marka sahibinin, bu talebin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap
vermemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde,
menfaat sahibi birinci fıkraya göre dava açabilir.
(4) Birinci fıkrada belirtilen dava, marka hakkına tecavüzden dolayı kendisine karşı
dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
(5) Dava, Sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine tebliğ edilir.
(6) Bu maddede belirtilen dava, markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de
açılabilir.
Delillerin tespiti ve muhafazası talebi
MADDE 70- (1) Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara
tecavüz sayılabilecek olaylara ilişkin delillerin tespitini ve muhafazasını mahkemeden talep
edebilir.
(2) Mahkeme tarafından delillerin muhafazasına ilişkin karar kaldırıldığında veya bu
karar talep sahibinin herhangi bir eylemi veya ihmali nedeniyle ortadan kalktığında ya da
dava sonunda tecavüz tehdidi veya tecavüz olmadığına karar verildiğinde, delillerin
muhafazası nedeniyle davalının uğradığı zararın tazmin edilebilmesi amacıyla talep sahibi
tarafından teminat yatırılmasına karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talebi
MADDE 71- (1) Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili kişiler, kendilerinden
makul olarak temini beklenebilecek nitelikteki, marka hakkına tecavüz edecek şekilde
markanın kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını
gösteren delilleri sunmaları şartıyla, dava sonucunda verilecek hükmün etkinliğini temin
etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilirler.
(2) İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile birlikte veya daha sonra
yapılabilir. İhtiyati tedbir talebi, davadan ayrı olarak incelenir.
İhtiyati tedbirin niteliği
Madde 72- (1) İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini tamamen sağlayacak
nitelikte olmalı ve özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır;
a) Marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde markanın kullanılması için yapılan
ciddi ve etkin çalışmaların durdurulması,
b) Marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması,
c) Marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya
kullanıma tabi tutulan ürünlere veya bunların imalinde kullanılan vasıtalara Türkiye sınırları
içinde, gümrükler, serbest liman ve bölgeler de dahil olmak üzere bulundukları her yerde el
konulması ve bunların saklanması,
ç) Herhangi bir zararın doğması ihtimaline karşılık teminat verilmesi.
d) Marka hakkına tecavüz olduğuna karar verilmesi halinde hak sahibinin zararının
tazminini güvence altına almak amacıyla, davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığına el
konulması, banka hesaplarının bloke edilmesi.
22
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması
MADDE 73- Tespit talepleri ve ihtiyati tedbirler ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm
bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
Gümrüklerde el koyma
MADDE 74- (1) Marka sahibinin marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin ve
bunların imalinde kullanılan vasıtaların gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi
tutulması halinde bu ürünlere ve vasıtalara gümrüklerde, serbest liman ve bölgelerde el
koyma ile ilgili hususlarda gümrük mevzuatı hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezai Hükümler
Marka hakkına ilişkin cezai hükümler
Madde 75- (1) Marka hakkına tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satan, satışa
sunan, depolayan, gümrükçe onaylanmış bir işlem ya da kullanıma tabi tutan, bir yerden
başka bir yere taşıyan veya her ne şekilde olursa olsun ticari amaçla elinde bulunduran kişi,
altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin günden yirmibeşbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır. Ancak, tecavüz edilen marka kullanılarak üretilmiş malı veya hizmeti satan,
satışa sunan, depolayan, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutan, bir yerden
başka bir yere taşıyan veya her ne şekilde olursa olsun ticari amaçla elinde bulunduran kişi,
bu malı veya hizmeti nereden temin ettiğini bildirerek üretenlerin ortaya çıkarılmasını
sağlarsa, hakkında cezanın yarısına hükmolunur.
(2) Bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten
işareti, yetkisi olmadan kaldıran kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis veya ikibin günden dörtbin
güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Hak sahibi olmadığı veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı halde, devretmek,
lisans vermek veya rehnetmek suretiyle marka üzerinde tasarrufta bulunan kişi, altı aydan iki
yıla kadar hapis ve onbin günden onbeşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Tescilli bir marka sahibi olmadığı halde, tescilli bir marka sahibi olduğu anlamına
gelecek yazı, işaret veya ifadeleri kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin
günden onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda sayılan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Yukarıdaki fıkralarda sayılan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlıdır. Şikayet, dava zamanaşımı süresi içinde olmak şartıyla fiil ve failden haberdar olma
tarihinden itibaren altı ay içinde yapılır.
(7) Davacı, temin edilebilir olması halinde orijinal ürünü, aksi takdirde ayırt edilebilir
nitelikte görüntü veya fotoğrafını şikayet anında ibraz eder. Cumhuriyet Savcısı, arama
kararında bilirkişi görevlendirir ve bilirkişi, dosyaya sunulmak üzere, arama sırasında olayın
niteliğine göre görüntü veya fotoğraf çekimi yapar.
(8) Yukarıdaki fıkralarda sayılan suçlarla ilgili 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunundaki uzlaşma
yöntemleri, Savcılık tarafından gerekli işlemler yapılmış olmak koşuluyla mahkemece,
iddianamenin kabulünden sonra uygulanmaz.
(9) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen suçlarla ilgili olarak marka hakkı
sahibi ile 68 inci maddede belirtilen koşulları sağlayan lisans sahipleri, dördüncü fıkrada
belirtilen suçlarla ilgili olarak ise Enstitü, 18/5/2004 tarih ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununa veya 7/6/2005 tarih ve 5362 sayılı Esnaf ve
23Sanatkarlar Kanununa tabi kuruluşlar ve tüketici dernekleri şikayet hakkına sahiptir.
Şikayetten her aşamada vazgeçilebilir. Hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten
vazgeçildiğinde hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar. Şikayetten vazgeçme
nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde, müdahil ve sanık veya
hükümlü, yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
(10) Suçun işlendiğinin sabit olması halinde, mahkeme el konulan malların müsaderesi
yerine, mülkiyetinin marka hakkına tecavüz edilen kişiye devrine karar verebilir. Ancak
bunun için marka hakkına tecavüz edilen kişinin talepte bulunması gerekir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mahkemeler
Görevli ve yetkili mahkemeler
MADDE 76- (1) Bu Kanunda belirtilen davalarda görevli mahkeme; hukuk
davalarında fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri, ceza davalarında ise soruşturma
evresinde koruma tedbirleri konusunda sulh ceza mahkemeleri, kovuşturma evresinde de fikri
ve sınai haklar ceza mahkemeleridir. Fikri ve sınai haklar hukuk ve ceza mahkemeleri tek
hakimli olarak görev yaparlar.
(2) Fikri ve sınai haklar hukuk ve ceza mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye
hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak
görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
(3) Sulh ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı itiraz, fikri ve sınai haklar ceza
mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemelere, bulunmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca ikinci fıkra gereğince görevlendirilen asliye ceza mahkemesine yapılır.
(4) Enstitünün bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak
davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhine açacakları
davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
(5) Marka sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili
mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya tecavüz fiilinin gerçekleştiği veya tecavüz
fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
(6) Davacının Türkiye’de ikamet etmemesi halinde yetkili mahkeme, Marka Vekilleri
Siciline kayıtlı vekilinin işyerinin bulunduğu yerdeki mahkeme, eğer vekillik kaydı silinmiş
ise Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
(7) Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak
davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka
başvurusu veya marka sahibinin Türkiye’de ikamet etmemesi halinde altıncı fıkra hükmü
uygulanır.
(8) Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme, ilk davanın
açıldığı mahkemedir.
Hükmün ilanı
MADDE 77- (1) Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin veya menfaatinin
bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş kararın günlük gazete
veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep edebilir.
(2) İlanın şekli ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan talebi, kararın kesinleşmesinden
sonra üç ay içinde yapılabilir. Bu süreden sonra yapılan talep yapılmamış sayılır.
24SEKİZİNCİ KISIM
Madrid Protokolü Çerçevesinde Yapılan Marka Başvuruları
Uygulanacak hükümler
MADDE 78- (1) Bu Kısımda yer alan hükümler, Madrid Protokolü çerçevesinde
Enstitü vasıtasıyla Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’na yapılacak uluslararası tescil başvuruları
ile bir uluslararası tescil başvurusunda Türkiye’nin belirlenen akit taraf olması sebebiyle
Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından Enstitü’ye gönderilen uluslararası marka tescil
başvurularına uygulanır.
Madrid Protokolü ve bu Kısımda düzenlenenler dışındaki hususlarda, Kanunun bu
Kısım dışındaki hükümleri, birinci fıkrada belirtilen iki halde de uygulama alanı bulur.
Enstitüye başvuru
MADDE 79- (1) Enstitüde tescilli veya başvuru halinde bulunan bir markaya
dayanılarak, Madrid Protokolü hükümleri çerçevesinde bir uluslararası tescil başvurusunun
veya uluslararası tescillerle ilgili herhangi bir talebin Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’na
iletilmesinin istenmesi durumunda Enstitü, Madrid Protokolü hükümleri çerçevesinde gerekli
işlemleri yapar. Söz konusu taleplerin değerlendirmeye alınabilmesi için Yönetmelikte
belirtilen belgelerin ve söz konusu işleme dair Enstitüce alınan ücretin ve Dünya Fikri
Mülkiyet Teşkilatı’na ödenmesi gereken ücrete ait bilgilerin verilmesi zorunludur:
(2) Yönetmelikte belirtilen belgelerden herhangi birinin eksik olması üzerine Enstitü,
söz konusu eksikliğin giderilmesi için başvuru sahibine veya varsa vekile bildirimde bulunur
ve eksikliğin iki ay içinde giderilmesini talep eder. Belirtilen süre içinde eksiklik giderilmez
ise, talep usulden reddedilir ve alınan ücret iade edilmeyip Enstitüye gelir kaydedilir.
(3) Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından bildirilen ve Enstitü kanalıyla yerine
getirilmesi gereken uygunsuzluk bildirimlerine ilişkin hususlar, Yönetmelikle düzenlenir.
Uluslararası tescilin etkisi
MADDE 80- (1) Türkiye’nin belirlenen akit taraf olduğu bir uluslararası tescil,
başvuru tarihinden itibaren Enstitüye doğrudan yapılan başvuruyla aynı hüküm ve sonuçları
doğurur.
(2) Türkiye’nin belirlenen akit taraf olduğu ve Enstitü’nün Madrid Protokolünün 5 inci
maddesine istinaden red veya kısmi red bildiriminde bulunduğu hallerde, karara itiraz için
belirtilen iki aylık itiraz süresi, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’nın red veya kısmi red
bildirimini uluslararası başvuru sahibine gönderdiği tarihten itibaren on gün sonra işlemeye
başlar.
MARKALAR KANUNU TASARISI TASLAĞI – 1
MARKALAR KANUNU TASARISI TASLAĞI – 3
MARKALAR KANUNU TASARISI TASLAĞI – 4
Etiketler: Adres Değişikliği, Fikri Mülkiyet, Lisans Sözleşmesi, Madrid Protokolü, Marka Devri, Marka Hakkı, Marka Lisansı, Marka Rehni, Markalar Kanunu, Nevi Değişikliği, Sicile Kayıt, Unvan Değişikliği
